Pages

Müzik etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Müzik etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

13 Şubat 2010 Cumartesi

Makina'nın Kızı


geçenlerde bildiğiniz üzere last.fm 2009'un en iyilerini seçmiş.30 kişilik listeye bakarken bi iki tane grubu falan da not ediyordum.bi iki şarkılarını dinleyip albümlerini temin ediyordum ama içlerinde bir tanesi vardı ki beni benden aldı.belki biraz popa kayıyordu(bence pek kaymıo) ama çok,çok güzel bir albüme sahip.ben zaten kadın vokallerin hastasıyım ve bu albüm bana ilaç gibi geldi!

Florence + The Machine.İsim biraz farklı değil mi?.ismin hikayesini wikipedia'dan öğrenebilirsiniz ama içinizden "olum onur kim şimdi uuraşacak git bul,sonra oku ingilizcesini,bi bok anlama falan filan..." diyen olabilir.onlar için hikayeyi ben anlatiiim.Florence Welch ve Isabella die bir arkadaşı zamanında bazı yerlerde performans için çıkarlarmış.Isabella'ya Machine derlermiş ve çıktıkları yerde Florence Welch ve Isabella Machine die duyurulurlarmış.espri olarakta ileride Florence Robot is a Machine ismini almışlar.şimdi artık tabii ki işi büyütmüşler,şehir merkezinde 2-3 şube de açınca bunlar kendimize bi çeki düzen verelim demişler.şimdi Robert Ackroyd (guitar), Christopher Lloyd Hayden (drums), Isabella Summers ('Isabella Machine') (keyboards), Mark Saunders (bass) and Tom Monger (harp) olmak üzere bu şekilde Florence'in arkasında yer alıyorlar(wikipedia'dan kopyala yapıştır yaptıım nasıl belli oluo bea:)).tabii farklı elemanlar da zaman içinde bu oluşum içinde yer alıyorlar.son hal olarakta Florence + The Machine olarak Lungs albümünü çıkarıyorlar.

Lungs alternative,indie bir albüm ve FTM'in sound ise soul-inspired indie rock(o ne demek lan?) olarak göze çarpıyor.2009 yapımı olan bu albüm İngiltere'de çıktığı anda 1 numaraya yükselmiş ve Avrupa'da 13. sıraya çıkmış.Peki ben niye bu albümü bu kadar detaylı anlatıorum kardeşim? aşağıya yaziim bari kendi yorumumu.

Uzun zamandır böyle bir albüm dinlememiştim arkadaşlar.her şarkı mı güzel olur arkadaş? her şarkı mı kendini bir kere daha dinlettirir! arka plandaki müzik ve melodiler olağanüstü.The Machine kısmı çok iyi bir iş çıkarmış.Florence kızımız da o güzel sesini her şarkıya çok iyi yedirmiş.şimdi size albümden şu şarkı daha ön plana çıkıo falan diemicem çünkü o kadar güzel ki şarkılar her moda,her havaya göre şarkı yapmışlar fakat "kiss with a fist" jennifer's body filminin soundtrack şarkısıymış."Hurricane Drunk'ı" ise geçenlerde bi reklamda dinledim ama hangi reklamda bilmiyorum.

Sonuç olarak keşfettiğim en iyi 5 grup içine rahatlıkla girerler diyorum yada şöyle diyeyim bu albümle girerler.Lungs gerçekten çok güzel bir albüm olmuş ve kesinlikle çok saygıdeğer-emek verilmiş.alayınıza tavsiye ediyorum ve kesinlikle dinleyin diyorum.pişman kalmazsınız.
Florence + The Machine - 9/10

20 Ocak 2010 Çarşamba

Paralel...


elime bundan 1 ay önce Anneke Van Giesbergen & Danny Cavanagh'ın birlikte çıktığı küçük çaplı turnenin live performans albümü olan In Parallel düştü.daha ilk şarkıyı görünce dedim ki çok patlak çıkacak bu ama benim çok ama çok sevdiğim bir Massive Attack parçası olan Teardrop,eldeki unplugged enstrumanlara rağmen çok hoş çalınmış.ondan sonra gelen You Learn About It şu aralar hiç kulağımdan düşmüyor.bir anneke,bir danny söylüor ama bazen iki anneke söylediği de oluor...mızıkçı!

Türkiye'ye de geleceklerdi galiba ama fos çıkmış die duydum.doğru mu yanlş mı bilmiorm ama gelmişlerse çok üzülürüm çünkü gerçekten kaçırılmaması gereken bir hadise.bir tarafta kadife sesli anneke,diğer yanda müzikal bir üstad... hele Are You There'e girerken içim bi kıpraşıyor ki sormayın gitsin...

Çok iyi bir live albüm,bana chris cornell'in sweden live'ını anımsattı.kesinlikle dinleyin,tavsiyemdir...

2 Kasım 2009 Pazartesi

Rapor 2-Music Pt.1

eveeeet bilen bilir bendeniz olan ben(yani bendeniz ile alakam yok,kendimi vurgulamak için söylediğim bişe.aslında bendenize benzediğim söylenir ama...) zaman zaman izlediğim filmler,müzikler,oyunlar vs. şeyleri rapor eder ve sizlere sunarım.ilk önce uzun zamandır dinlediğim albümleri sizlere tanıtmak istiyorum.umarım beğenirsiniz,beğenmezseniz de ne haliniz varsa görün!

John Mayer-Continuum

Bu albümü dinlemeye başlamadan önce çok tereddütteydim çünkü bu adam çok popülerdi ve ben popüler insanlardan feyz almam(neden bende bilmiorum valla!).neyse efendim bi heves bir coşkuyla koyduk kendisini mp3'üme.ilk dinlediğim zamanlar çok bayık geliyordu.gerçekten böyle kendimi nirvana'ya ulaşmış hissediyordum.aydınlanmış bir kişilik gibi ama daha sonra olan oldu.milletin bu adamı neden sevdiği anlaşıldı.bu adam gerçekten rahatlatıyordu.uzun zamandır hasret kaldığım akustik anlayışı ve tek kelime ile mükemmel bir ses.Stop This Train en iyi şarkı.şiddetle tavsiye edilir.her tarzdan insan mutlak sevecektir.


Gazpacho-Tick Tock

İşte geldiğim bu aralar dinlemekten sıkılmadığım albüme.gazpacho'yu pek kimse bilmez.bende bilmezdim.bundan bi iki sene önce bizim muhsin'in bana önerdiği bir grup.gerçekten müzikleri çok kaliteli.özellikle bu albüm çok sağlam.müzikalite,sözler,prog özellikleri...şapka çıkartılacak bir albüm olmuş.böyle alternative/prog gruplar bulmak zor.Dredg ve Porcupine Tree'de aynen bu şekil.tam olmasa da böyleler.ben ayrıca gazpacho'nun albüm kapaklarına/album art'larına değinmek istiom.aaazına sçtııımın herifleri çok gzl albüm kapağı yapıo.gojira da öyle.Tick Tock Pt.3 albümün en güzel şarkısı bence.dinlemezseniz büyük hata edersiniz!


Riverside-Anno Domini High Definition

Bi hafta boyunca bu albümü dinledim.bağımlılık yaptı,size de yapar! neyse efendim riverside-anno domini high definition sağlam albüm,sağlam albüm,sağlam albüm! out of myself ve second life syndrome albümleri ile kapımızı aşındıran prog rock/prog metal grubu riverside,yine istikrarını sürdürdü ve bize inanılmaz bir müzik keyfi yaşattı.zaten anasını satiim sert müzik yapıp,brutal vokal olmayan ama aynı zamanda prog olacak bir grup bulmak çoook zor! bulunca da bırakmak istemior insan.yaw ciddi ciddi bu albümü 1 hafta sabah akşam dinledim.şarkıları sindirdim ama albüm sonuna kadar hakediyor.belki en iyi 3 albüme girer bu raporda! alın dinleyin lan işte!!


Fiona Apple-Extraordinary Machine

sıra geldi tam bir hayal kırıklığı olan albüme.bi ara kadın vokallere taktım ve cat power,sia ve dolores'in gazıya ahanda bu kadını buldum.belki de hayatınızda görüp görebileceğiniz en güzel ve en karizma kız olabilir.benim hayallerime kazındı bile.sesi de çok iyi olabilir ama şarkılar çok boş.en azından bu albüm için söyleyebilirim.62 GB dinlemem gereken müzik varken(evet yanlış duymadınız! eğer elazığda eve çıksaydım bu ve film arşivimdeki yük gittikçe azalabilirdi...) ben bu albümle vakit geçirdiğime gerçekten yanıorum ama yapacak bişe yok dinledik bi kere.tarzı alternative,bunu geçmeyelim.albümde tek beğendiğim ama harbiden beğendiğim şarkı Tymps (The Sick in the Head Song).fakat size şöyle bir şey söyleyeyim,burada açıkladığım veya açıklayacağım albümler kadar vakit ayırmadım bu albüme.belki çok güzel bi albümdür,ben anlamamışımdır.bi ara bi daha dinleyeceğim.

11 Haziran 2009 Perşembe

Rapor-1




Öncelikle bayaadır yazı yazamadığım için üzgünüm ama bunun nedenini aşağıdaki yazımda anlattım.Şimdi bu son 2 ayda izleyip de aklıma takılanmn filmleri,dinleyip de dilime dolaşan albümleri sizlerle paylaşacağım...(bu geçen sürede o kadar çok film izledim ve müzik dinledim ki tabii arada unuttuğum albüm ve filmler olabilir,hatta bu yazdığım şeyleri bile önceden izlemiş ya da okumuş olabilirim...hatta ben bu yazıyı niye yazıyorum ki:D)

Öncelikle filmlerden başlayalım.İlk filmimiz IQ(1994).Başrollerini Meg Ryan ve Tim Robbins'in oynadığı film gerçekten çok eğlenceli ve bi an bile sıkılmadan izleyebileceğiniz romantik komedilerden.Film Albert Einstein'in yeğenine aşık olan bir otomobil tamircisinin,hayatının aşkını bulması ve onu kaybetmemek için elinden gelen herşeyi yapmasını anlatıyor ama Einstein'in yeğeni sadece zeki erkeklerden hoşlandığı için başlarına bayaa bi bela alıyorlar.Ayrıca bu filmde Albert Einstein rolündeki merhum Walter Matthau'yu da unutmayalım.

İkinci filmimiz Once(2006).Başrollerde Glen Hansard ve Marketa Irglova.Tam bir romantik film olan 'Once' anlatılmaz,yaşanır denilen türden bir film.Sokakta çaldığı şarkılarla para kazanmaya çalışan bir adamın karşısına bir gün bir kız çıkar ve...Şimdi harbiden ben bu filmin konusunu nasıl yazayım,izleyin görün beaa!!Film sanki bir müzikal gibi,çok güzel müzikler eşliğinde ilerliyor,o müzikler zaten sizin içinize işliyor ama işte yalnz izlenmiyor.Ben zaten bu romantik filmleri erkek erkeğe ya da yalnız izlenmesine kılım arkadaş.Böle insan izlerken çok büyük bir "ooofff ulan oooofff" çekiyor.Çekmiyo musun kardeşim!?Kızla izleyince öyle mi oluo ama...Hele zaten kız arkadaşı ile aksiyon filmine gidenlere buradan 5 Balçiçek Pamir gücünde uçan tekme atmak istiyorum.Bizim bi arkadaş,daha yeni kız arkadaş yapmış,4.buluşmaları.Mevsim bahar ve sinema...gerisini anla işte ama ne göreyim,salak eleman bu kızla "Saw" izlemeye gitmiş.Dedim ben senin taaaaaaa...neyse filme geri dönelim.Film çok hoş.Kesinlikle tavsiye ederim!

Son filmimiz ise IP Man(2008).Başrollerinde ise Donnie Yen ve Simon Yam oynuo(Onlar kim lan?).Neyse,ben Fearless'tan beri böyle bir uzak doğuı filmi izlediğimi hatırlamıorum.Senaryo gerçek bir hikayeden alınma.Senaryo,dövüşler,mekanlar,müzikler...Çinliler bu sefer yapmışlar hacı,diyecek bişe yok.Şimdi filmin konusunu yazarsam çok uzun olacak,en iyi siz izleyin gitsin:D

Albümlere geldi şimdi sıra...İlk olarak benim en sevdiğim grup olan Dream Theater'ın Black Clouds & Silver Linings adlı albümünü incelemeye geldi.Şimdi SC'tan sonra bizim gibi aklını DT ile bozmuş olan fan kitlesi,çok sağlam bir albüm bekliyordu çünkü SC gerçekten çok iyi bi albüm olmuştu(bence!).Haziranda çıkacağı söylenen yeni albüm için beklemeye başladık ve Lastfm'de duyduğum,albümün ilk iki parçası internete düşmüş konuşmalarından sonra zar zor buldum bu parçaları.dinledim ama ne göreyim(veya duyayım:D).o iki şarkı(özellikle nightmare to remember) çok patlaktı.Anlamsız ve saçma bağlanan sololar,sanki melodic metal yapıyomuş gibi bi iki gıtlama(bana da sormayın bende bilmiom ne anlama geldiini,birden kıçımdan çıkıverdi).Sonunda albüm elimize geçti ve gerçeği gördük.Diğer şarkılar daha iyi ve daha oturaklı ancak şarkılar gereksiz uzun olmuş.Aslında bu şarkılar çok iyi şarkılar ama biz DT bazında konuşuyoz yoksa ohoooo...Neyse konserine gidecez mecburen ama bu albüm olmamış Portnoy,adam gibi oturun,çalışın,olmadı bi de Miami yapın ama bi daha böyle karşıma gelmeyin.Şimdi dağılın hüleaaaaayyynn!!!!

İkinci albümümüz yukarıda yazdığım Once filminin soundtrack'i.Albümün ismi ise Once Soundtrack("yemekten Once,aç karnına" olacak hali yoktu:D).Müziklerin ne kadar iyi olduğunu size söylemiştim zaten önce ama yine de bu albümü dinlemeniz lazım.Akustik gitar ve piano'nun neler yapabildiğine birde siz şahit olun.

Üçüncü albüm ise bayaadır dinlemediğim ama her dinlediğimde daha bi zevk aldığım Porcupine Tree'nin In Absentia albümü.Bu albüm PT'nin en iyi albümleri arasında yer alır ve şarkıları o kadar hoştur ki,bi yandan hüzünlenir,bi yandan yerinizde duramazsnz.Çok sağlam bi albüm olduğu aşikar ama eski bi albüm.Muhakkak dinleyeniniz vardır.Şimdi benim vesilemle bi daha dinlersiniz artıkın!

Dördüncü ve son albüm PT'nin kilit üyelerinden Steve Wilson ve İsrailli Pop müzik sanatçısı Aviv Geffen tarafından kurulmuş olan Blackfield adlı grubun Blackfield adlı albümü.Uzun zamandan beri dinlediğim en sağlam albümlerden biri olduğunu söyleyebilirim.Zaten bu Steve neye elini atsa güzel şeyler ortaya çıkarıyor.Küçükken de böyleydi bu,çok fırlamaydı.Az dayaaamı yemedi velet.Neyse efendim bu albüm de bir prog-rock albümü.Tavsiye edilir!

Bir raporun sonuna böylece gelmiş bulunuyoruz.Tabii burada çok film ve müzik var.Belki bunlardan daha iyilerini izlemiş yada dinlemişimdir ama hatırlamıyorum.Onları diğer raporlarımda sunarım umarım.Adios Amigos!

1 Şubat 2009 Pazar

Jack White Derlemeleri





The White Stripes B-Side Collection adlı albümü tekrar tekrar dinlerken,bir kadın ve bir erkeğin ilk defa bu kadar uyumlu olarak bir iş çıkarmaları gerçekten ayakta alkışlanacak bir olay.Meg White ve Jack White ikilisinin kurduğu grup tam bir müzik ziyafeti sunuyor seyircilere.İlla iyi bir müzik yapmak için 5-6 kişilik bir grup olmanıza gerek olmadığını gözümüze soka soka gösteriyorlar.Her ne kadar kardeş olduklarını iddaa etselerde hala aralarında ne bağ olduğu tartışılır.Yaklaşık 4 senedir dinliyorum bu grubu.En iyi albümleri çoğu kişiye göre Elephant olsa da bence White Blood Cells albümü 1 numaradır.Tamam metal dinliyoruz ama arada alternative dinlemek lazım ve alternative deyince,alternative'in içine ben rock müziği de alırım.Radiohead ve Dredg'den sonra The White Stripes'ı her zaman bir kaçış müziği olarak görmüşümdür.Şiddetle tavsiye edilir.Özellikle konser kayıtları...